Markanız için
içgörüilhamhikayeiçgörü
üretiyoruz.
Kimse markanı bir slaytta anlatmak istemez. Biz de anlatmıyoruz. Kelimeyle köprü kuruyor, senin sesini bulup yüksek sesle söylüyoruz.
Ajans kelimesini sevmiyoruz. Toplantı, sunum, rapor…
Biz merak eden bir soruyla başlarız: bu markanın anlatacak nesi var?
Geri kalan her şey — ton, kelime, ritim — bu sorunun cevabından doğar.
Üç kelime, tek zanaat.
Yazdığımız her metin bu üç köşeden birinden, çoğu zaman ikisinden birden beslenir.
İçgörü
Önce dinleriz. Verinin, yorumun ve sessizliğin arasında markanızın gerçek sesini ararız. İçgörü; bir cümlenin neden diğerlerinden daha ikna edici olduğunu bilmektir.
İlham
Sonra cesaret ederiz. Kalıplaşmış cümlelerin dışına çıkarız. İlham; herkesin söylediğini, kimsenin söylemediği gibi söylemenin yoludur.
Hikaye
En son anlatırız. Bilgiyi hikayeye, hikayeyi bağa çeviririz. Çünkü insanlar rakam değil, hikaye hatırlar — ve hatırladığını paylaşır.
Her metin elde dokunur.
Kalıptan çıkma yok, tek tek işlenir. İşte tezgahımızda şu an duran işler:
Dört adım, tek ritim.
Süreci karmaşıklaştırmayız. Her iş bu dört durakla ilerler.
Dinleriz
Kısa ve içten bir sohbetle markanızı, hedefinizi ve gerçek sesinizi anlarız.
Kurgularız
Anlatının omurgasını çıkarırız: ne söyleyeceğiz, hangi sırayla, hangi tonla?
Yazarız
Taslaktan nihai metne; her cümle yüksek sesle okunarak, defalarca elden geçer.
Cilalarız
Geri bildiriminizle inceltir, son halini sizinle birlikte onaylarız.
Her markanın anlatılmayı bekleyen bir hikayesi vardır. Bazen bir kuruluş anısında, bazen bir müşteri yorumunda, bazen de hiç fark etmediğiniz sıradan bir günde saklıdır. Biz onu bulup çıkarırız.